Belki nefsimiz şöyle diyebilir: “Bu namaz hiç bitmiyor. Sürekli kıldığımız
için usan ıyoruz.”
Bu sözler nefsimizin bir oyunudur. Çünkü, her gün yemek yiyoruz, su içiyoruz,
havay ı teneffüs ediyoruz. Hiç bıkıyor muyuz? “Artık yemek yemekten bıktım”
diyen bir adam gördünüz mü? Mümkün de ğil. Çünkü, bunlardan lezzet alıyoruz.
Namazdan da lezzet alm ıyor muyuz? Her şeyin yaratıcısının huzuruna çıkmak,
Ona derdini arz etmek, Ondan yard ım dilemek, Onun ihsan ettiği kalp rahatlığına,
ruh sükûnetine kavu şmak en büyük lezzet değil midir?
Siz hiç namaz k ılıp da, şikâyetçi olan kimse gördünüz mü? “Aman ne kadar
yoruldum, içim s ıkıldı, namaz kıldım, kötü yollara düştüm” diyen bir tek insan
gösterebilir miyiz? Tam aksine, kim namaz k ılarsa rahat ve huzur içindedir.
Çünkü namaz, ak ıl, kalp ve ruhumuzun gıdasıdır.
Bunun için namaz k ılmaktan hiçbir zaman bıkılmaz. Akıl, kalp, ruh namazdan
memnundur. Sadece şeytandan ders alan nefsimiz itiraz edebilir. Ona karşı mücadele
etmek, nefsimizi e ğitmek, hatta zorlayıp Allah’ın huzuruna getirmek gerekir.
18:05 - 11/5/2007 -
|