NAMAZ DİNİN DİREĞİDİR
Host unlimited photos at slide.com for FREE!

Kategori: NEDEN NAMAZ

Bu kitabı yazmayı sürdürdüğüm günlerden birindeydi. “Yeni bir çalışmanız

var mı?” diyen bir okuyucuma, “Sabah namazına nasıl kalkılır, konulu bir kitap

hazırlıyorum” cevabını verdim. Kitap projemi duyan hemen herkesin dediği gibi,

“Bu konuda kitap çapında bilgi var mı?” diyerek hayretini ifade etti. Ben de

konunun en ince ayrıntılarına kadar indiğimi, söz gelişi yolculukta bile namazı

hiç kazaya bırakmamayı esas aldığımı belirttim. Kendisi işi gereği çok yolculuk

yapan birisiydi. “Desene biz yandık. Ben yolculuklarda çoğu kez kazaya bırakıyorum”

dedi.

Yolculuğun özel şartları vardır. Eğer kendi kontrolünüzdeki bir araçla seyahat

ediyorsanız, namaz vakitlerinde uygun yerlerde durabilirsiniz. Ama sizin kontrolünüz

dışındaki bir otobüs, gemi, uçak, tren gibi toplu taşıma aracıyla yolculuk

yapıyorsanız, bazı tedbirler almak zorundasınız.

Bunun için sırasıyla şunları yapmalısınız:

a. Vasıta ve zaman seçimi: Gideceğiniz yere kaç saatte gidiliyor ve hangi

vakitleri yolculuk esnasında kılmak mecburiyetindesiniz? Saat kaçta çıkarsanız,

daha az namaz vaktini yolculukta geçireceksiniz? Seyahat ettiğiniz firma, nerede

ve hangi saatte mola veriyor, hangi vakti molada kılmanız mümkün? Firma yetkilileri,

namaza duyarlı mı?

Öncelikle bu soruların cevabını araştırıp, baştan tedbir almanız gerekir. Kimi

firmaların araç kaptanları ve diğer çalışanları namaza karşı duyarlı, belki kendileri

de kılıyorlar ki, mola yerini ve süresini ayarlarken daha esnek davranıyorlar.

Bir yolculukta, araç kaptanına giderek, “Eğer birkaç dakika daha bekleyebilirseniz,

sabah namazının vakti girecek ve namazımı kılabileceğim” dedim. Kaptan

kabul etti. Vakit girince namazımı kısa sureler okuyarak kıldım ve hemen otobüse

koştum. Bir keresinde yeni hareket etmiştik ve tam şehir dışına çıkmışken akşam

ezanı okunmuştu. Birkaç kişi namaz kılıyordu ve şoföre rica ettik. Hemen

bir caminin önünde durdu ve namazımızı kıldık.

Burada dikkat etmeniz gereken, mümkün mertebe önceden abdesti almak ve

fazla zaman harcamadan görevinizi yerine getirmektir. Aksi takdirde hem kaptanı

zor durumda bırakmış, hem de namaz kılmayanların tepkisini çekmiş olursunuz.

Namaz kılmayanları eleştirmek, küçümsemek ve hoşgörü göstermek zorunda

olduklarını şünmek yanlıştır. Onlar şu anda namaz konusunda sizin kadar

şuurlu ve duyarlı olmayabilirler. Ama bir gün gelir, sizi bile geçebilirler.

Hiç kimseye karşı itici olmamak, herkesin seçimine saygı duymak gerekir.

Neticede namazı Allah için kılacaklar, bizim için değil. Namazın sahibi onlara

süre tanır ve sabırlı davranırken, bizim aceleci olup ıslahı mümkün olan insanları

namazdan soğutmamız doğru olmaz.

b. Mecbursanız araçta kılabilirsiniz:

Namazınızı öncelikle, bir mescitte veya uygun bir yerde, bütün şartlarına uyarak

kılmalısınız. Bunun için firma seçimi, çıkış saatiniz ve mola zamanına dair

bütün tedbirleri aldığınız halde sonuç olumsuz olabilir. Plânladığınız vakitte mola

yerlerinde olamaz ve namaz vakti seyahat esnasında girebilir. Bu durumda ne

yapmalısınız?

Öncelikle abdestli olmaya dikkat edin. Çünkü, abdestli iken en küçük fırsatı

bile hemen değerlendirmeniz mümkündür. Ama buna imkân bulamamışsanız,

yine de cesaretiniz kırılmasın.

Bu durumda yapmanız gereken, otobüs kaptanına giderek, namaz kılmak istediğinizi,

uygun bir yerde durabilirse memnun olacağınızı, nazik bir üslûpla söylemektir.

Kimi şoförler böyle bir isteği hemen kabul etmektedir. Ama bazıları,

geç kaldıklarını, belirli bir vakitte gitmek istedikleri yerde olmaları gerektiğini

söyleyebilirler.

Nitekim bir yolcu böyle bir istekle şoförün yanına gitmiş. Şoför, “Daha sonra

kaza edersin” cevabını vermiş. Yolcu da esprili bir şekilde, “Ya ben kaza etmeden

önce, siz kaza ederseniz, ne olacak?” diye sormuş.

Bu tür bir olay Mehmed Paksu Hocanın başından geçmiş. Bir yolculukta namazı

kazaya bırakmamak için şoförden müsait bir yerde 5 dakika durmasını rica

etmiş. Şoför reddetmiş, bütün ısrar ve ricaları geri çevirmiş. Az sonra otobüsün

ön lastiklerinin ikisi birden patlamış. Şoför aracı güçlükle durdurmuş. Tabiî, lastikler

yenileninceye kadar mecburen mola verilmiş ve Paksu Hoca namazını

kılmış.

Burada önemli bir husus şudur: Şoför reddettiğinde onunla tartışma yapmak

yerine olumlu davranmak en iyisidir. “Nasıl durmazsınız, bu benim en doğal

hakkım, ibadet özgürlüğüne saygınız yok mu?” türünden sözler söylemek, onu

rencide edeceği gibi, daha da inatlaşmasına ve namaz kılanlar hakkında olumsuz

şünmesine sebep olabilir. Bunun yerine, “Yolculuklarımda hep bu firmayı

tercih ediyorum. Daha önce böyle durumlarda hep yardımcı olmuşlardı. Zaten

fazla bir zaman almaz. Hemen farzını kılıp geleceğim” gibi bir ifade kullanmak,

daha sevimli ve ikna edicidir.

Unutmayın: Bütün alanlarda müthiş bir rekabet yaşanıyor ve hiç kimse böyle

nazik bir müşterisini kaybetmek istemez.

Uzun yolculuklarda en büyük derdim, namazları vaktinde kılabilmektir. Bunun

için defalarca hesaplar yapar, sayısız formül üretirim. Şimdiye dek defalarca

otobüs şoförlerine namaz için durmaları ricasında bulundum. Çoğunlukla anlayış

ve yardım gördüm.

Tüm tedbirlere rağmen dört başı mamur bir namaz kılma imkânınız olmazsa,

araçta kılmanız gerekir.

Çünkü Rabbimiz, şu ayet meallerinde bu hususu anlatır ve ertelemeye asla

izin vermez:

“Namazlara ve bilhassa orta namaz olan ikindi namazına devam edin. Ve Allah

için namaza durup kıyamda bulunun. Bir tehlikeden dolayı korkuya düşerseniz,

yaya veya binekli olarak namazı nasıl kılabiliyorsanız, öylece kılın, ertelemeyin.

Tehlikeden emin olduğunuzda ise, Allah’ı, O size bilmediklerinizi nasıl

öğrettiyse öyle zikredin, ibadetlerinizi de size öğrettiği gibi yerine getirin.” (Bakara:

238-240)

Farz ve vacip namazlarınızı hayvan ya da ulaşım araçlarında kılmanızın zarurî

halleri şunlardır:

– Binekten indiğinizde can ve mal emniyetinden endişe ederseniz.

– Vasıtadan inme imkânınız yoksa veya indiğiniz takdirde tekrar yetişemeyip

kaçırmaktan korkarsanız.

Bu durumlarda namazınızı araç içinde oturarak kılabilirsiniz. Ancak tren,

uçak, gemi gibi vasıtalarda mümkünse ayakta kılınır, değilse oturarak kılınır.

Hayvan veya vasıta üzerinde oturarak namaz kılacak olan kimse, secdede rükûdan

biraz fazla eğilir. Ancak otobüste öndeki koltuğun üzerine baş koyarak secde

etmek mekruhtur.

Hareket hâlindeki araçlarda namaz kılarken kıbleye dönme mecburiyeti yoktur.

Aracın gittiği yöne doğru oturulan yerde îma ile namaz kılınır.

Bu saydığımız yolları hiç denemeden, hiçbir gayrete girmeyip namazı kazaya

bırakmak, büyük bir günahtır. Yolculuk bittikten sonra namazların kazasını

yapmakla sorumluluktan kurtulunmuş olunmaz. Çünkü, burada kazaya bırakmayı

gerektirecek bir engel yoktur.

İlmihallere bakarak yolculukla ilgili seferîlik hükümlerini ve binek üzerinde

namazın ayrıntılarını öğrenebilirsiniz. Bu konuları bilmemek, namazı kazaya bırakmak

için mazeret sayılmaz. Çünkü, dinimizi yaşamaya yetecek kadar bilgiyi

öğrenmeye mecburuz.

c. Cem’-i takdim veya cem’-i te’hir yapabilirsiniz

Eğer uzun bir yolculuk yapıyorsanız ve birkaç namaz vakti seyahatte geçiyorsa,

başka bir çözümden daha bahsedebiliriz. İlmihal kitaplarında genişçe açıklanan

bu çözüme, “cem’-i takdim ve cem’-i te’hir” denir.

Yolculuk ve hastalık esnasında, öğle ile ikindi, akşamla yatsı namazlarının

takdim (öne alma) veya tehir (erteleme) şeklinde birleştirerek tek bir vakitte kılınmasına

Hanefî âlimleri karşı çıkmakla beraber, Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelîlere

göre bu namazları birleştirerek kılmak caizdir, yapılabilir.

Bu üç mezhebe göre, öğle ve ikindi namazları öğle veya ikindi vaktinde peş

peşe kılınabileceği gibi, akşam ve yatsı namazları da akşam veya yatsı vakitlerinden

birinde beraberce kılınabilir. Ancak bu namazları kılmadan önce takdim

veya tehir edileceğine niyet edilmesi şarttır.

Meselâ, öğle namazını ikindi namazıyla birleştirerek ikindi vaktinde kılacak

kimsenin, öğle namazını kılabilmesi için ikindi namazının vakti girmeden—yani

bir farz namaz kılınacak kadar vakit varken—öğle namazını tehir edeceğine dair

niyet etmesi gerekir. Öğle namazı takdim veya tehir edildiğinde her zaman ikindiden

önce, akşam namazının da yatsıdan önce kılınması gerekir. Ancak sabah

namazı için takdim veya tehir mümkün değildir.

Burada Hanefî olan kimseler, dilerlerse diğer üç mezhebe uyarak, takdim veya

tehir yapabilirler. Bize göre, oturarak namaz kılmak yerine, cem’ yapmak daha

faziletlidir. Çünkü, araçta kılınca gerçek anlamda kıyam, rüku, secde yoktur.

Ama iki vakti birleştirmede vakit dışında bütün rükünler vardır.

İşte dinimizin böyle kolaylıkları varken yolculukta namazı kazaya bırakmak

hiçbir şekilde kabul edilemez.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

18:16 - 11/5/2007 - yorum yaz


Son Sayfa Sonraki Sayfa
Tanım
BÜTÜN HERKEZİ NAMAZ KILMAYA DAVET EDİYORUZ. ŞÜPHESİZ Kİ İNSANLAR ALLAH'A KULLUK (İBADET) ETMEK İÇİN YARATILMIŞLARDIR. İBADETLERİN EN ÖNEMLİSİ İSE NAMAZDIR. ÖLÜNCE VERİLECEK İLK HESAP KİŞİNİN NAMAZLARIDIR. GELİN BU HESABI KOLAY VERELİM.
Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
Kategoriler
Son Yazılar
- NAMAZ İLE İLGİLİ HADİSLER
- NAMAZI TERK ETMENİN BAHANELERİ - 20. Benim kalbim temiz,
- NAMAZI TERK ETMENİN BAHANELERİ - 19. Camiye ve abdest yerine uz
- NAMAZI TERK ETMENİN BAHANELERİ - 18. Yer temiz mi, ortam uygun
- NAMAZI TERK ETMENİN BAHANELERİ - 17. O kadar çok engelim var ki
- NAMAZI TERK ETMENİN BAHANELERİ - 16. Kılacaktım, ama unuttum
- NAMAZI TERK ETMENİN BAHANELERİ - 15. Yolculukta nasıl kılayım?
- NAMAZI TERK ETMENİN BAHANELERİ - 14. Askerde nasıl kılayım?
- NAMAZI TERK ETMENİN BAHANELERİ - 13. İş yerinde izin vermiyorla
- NAMAZI TERK ETMENİN BAHANELERİ - 12. Üzerim temiz değil
- NAMAZI TERK ETMENİN BAHANELERİ - 11. Elimde yara var, abdestim
- NAMAZI TERK ETMENİN BAHANELERİ - 10. Hastayım nasıl kılayım?
- NAMAZI TERK ETMENİN BAHANELERİ - 9. Çok yoğun işlerim var
- NAMAZI TERK ETMENİN BAHANELERİ - 8. Kılacağım, ama duaları bilm
- NAMAZI TERK ETMENİN BAHANELERİ - 7. Sihirli formül arayışı
- NAMAZI TERK ETMENİN BAHANELERİ - 6 Hiç bitmiyor, usanıyoruz
- NAMAZI TERK ETMENİN BAHANELERİ -5. “Çalışmak da ibâdettir
- NAMAZI TERK ETMENİN BAHANELERİ -4. “Zamanım yok” id
- NAMAZI TERK ETMENİN BAHANELERİ - 3 Daha gençsin, yaşlanınca kıl
- NAMAZI TERK ETMENİN BAHANELERİ - 2 “Allah Gafûr ve Rahîm&
- NAMAZI TERK ETMENİN BAHANELERİ -1 Önemini bilmemek
- NAMAZI TERK ETMENİN BAHANELERİ
- SABAH NAMAZININ VAKTİ GÜNEŞ DOĞUNCA ÇIKAR
- Hz. Ömer yaralıyken bile
- SABAH NAMAZININ SÜNNETİ BİLE DÜNYADAN HAYIRLI